Daha sonra Sasanilerle, Bizanslılar arasında devam eden harplerde daima
ihtilaf hududu olarak görülen ve kimi zaman Sasanilerin, kimi zaman
Bizanslıların hakimiyetine girerek el değiştiren Harput’ta Bizans
hakimiyetinin ilk devresi 7. asrın ortalarına rastlar. Ancak Hz. Ömer
zamanında Suriye ve Irak’ı ele geçiren Arapların 7. asrın ortalarına
doğru Harput ve çevresini de zapt ettiklerini görüyoruz. Bu şekilde
başlayan Arap hakimiyeti, 10. asrın ortalarına kadar devam etmiştir.
Harput’ta, Romalılar devrinde olduğu gibi, Araplar devrinde de etkin bir
ize rastlanmamıştır.
Bölge, daha çok Bizans ve Arap siyasi ve askeri gücünün gövde
gösterilerine sahne olmuştur.
Harput’un Bizanslıların hakimiyetine ikinci defa geçişi 10. asra
rastlar. Bizanslıların İslam alemine karşı giriştikleri büyük seferlerin
ilk hedefi daima Harput olmuştur. Nitekim, ilk taarruzda Bizanslılar
Harput’u ele geçirmişler ve burada bir vilayet teşkilatı kurarak
kaleleri tahkim etmişlerdir.
Bizans tarihinde Harput, bugünkü söyleyişe çok yakın olarak “Harpote”
diye geçmektedir. Aslında Harput bölgesi de “Mesopotamia” olarak
adlandırılmaktadır. Harput’ta Bizans hakimiyeti aşağı yukarı 11. asrın
sonuna kadar devam etmiştir.
Harput’un Türklerin
Eline Geçişi :
Harput ve çevresi, 26 Ağustos 1071 Malazgirt muharebesinden sonra 1085
yılında Türklerin eline geçmiştir. Bu ise Selçuklular devrine
rastlamaktadır.
Harput’un ilk Türk hakimi Çubuk Bey’dir. Çubuk Bey, burada diğer Selçuk
ümerası gibi Selçuklu Sultanına bağlı olmak şartıyla bir hükümet
kurmuştur. Kendisine oğlu Mehmet Bey, halef olduğu içindir ki, Harput
tarihinde bu devire “Çubukoğulları Devri” denir. Çubukoğulları ve
onlarla birlikte gelen Türkmenlerin Harput halkının ecdadını teşkil
ettiğine şüphe kalmamıştır.
Harput’un Türkler tarafından alınmasına kadar sadece müstahkem bir kale
hüviyetinde kalan bu yer,



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder